• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Kent-Kültür

Member Area
Seminer / Söyleşi / Panel
02 Çarş. 13.00 Şiir & Öykü Etkinliği; PDF Yazdır e-Posta

“Mitolojide Aşk ve Sevgi”
Kültür Edebiyat Kolu ve Kent Yazarları Ortaklığı ile
Yer; Hasan Ali Yücel Lisesi
Düzenleyen; Çanakkale Belediyesi
Ayrıntılı bilgi; 217 10 79 / 11 49

 
02 P.tesi 14.00 Söyleşi & Sema Gösterisi; PDF Yazdır e-Posta

Mustafa Özbağ
Yer; Troya Kültür Merkezi – ÇOMÜ Terzioğlu YerleşkesiDüzenleyen; ÇOMÜ Ortak Akıl Topluluğu
Ayrıntılı bilgi; Facebook; Ortak Akıl Topluluğu
 

 
04 Çarş. 18.00 Kent Sohbeti; PDF Yazdır e-Posta

“Gençlerin Tanıtımında İtalya’da Çanakkale”
Ali Haydar Önder Anadolu Lisesi Öğrencileri
Yer; Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi (Yalı Camii karşısı)
Düzenleyen; Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi
Ayrıntılı bilgi; 214 34 17

 
05 C.tesi 13.00 Panel; PDF Yazdır e-Posta

“Lamaze Felsefesi ve Doğuma Hazırlık Sınıfları”
Konuklar:
Doğal Doğum - Doç. Dr. Nurdan DEMİRCİ     
Doğumda Lamaze Felsefesi - Arş. Gör. Dr. Fatma COŞAR
Doğuma Hazırlık Sınıfları - Arş. Gör. Dr. Zübeyde EKŞİ
Marmara Üni. Sağlık Bilimleri Fak. Doğum ve Kadın Hast. Hemşireliği A.D.
14.30 / 15.00 Türk Halk Müziği Mini Konser ( Tüm Sağlık-Der THM Korosu Etkinliği)
Yer; SDKS - ÇOMÜ Anafartalar Yerleşkesi
Düzenleyen; ÇOMÜ Sağlık Yüksek Okulu
Ayrıntılı bilgi; 0 533 567 30 81

 
07 P.tesi (Açılış; 13.00) - 11 Cuma Karma Sergi ve Fotoğraf Sanatı Üzerine Söyleşi; PDF Yazdır e-Posta

Vural Çelikoğlu - Fotoğraf Atölyesi Eğitmeni
Yer; Çanakkale Belediyesi Yazar Sanatçı Evi
Düzenleyen; Çanakkale Belediyesi
Ayrıntılı bilgi; 214 34 84

 
08 Pazar 17.00 Doğa Okumaları; PDF Yazdır e-Posta

Doğa ile ilgili kitaplardan, makalelerden ilginizi çeken ve paylaşmak istediğiniz yazıların okunması için toplanılacak. Kumsalda bir halka oluşturup doğa ile ilgili paylaşımlar yapılacak.
Düzenleyen; Permakültür Çanakkale Tasarım Kabilesi
Yer; Yeni Kordon başlangıcı - Eski Belediye Plajı yanı
Ayrıntılı bilgi; 0 535 456 03 08

 
14 C.tesi 13.30 Söyleşi: PDF Yazdır e-Posta

“Köy Enstitülü Yıllar”
Konuşmacılar;
Köy Enstitüsü Mezunu Öğretmenler
Belgesel: Köy Enstitüleri
Yer: Belediye Meclis Toplantı Salonu
Düzenleyen; Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Çanakkale Şb.
Ayrıntılı bilgi; 0 535 632 97 83

 
16 Çarş. (Açılış; 13.00) - 18 Cuma Karma Sergi ve Fotoğraf Sanatı Üzerine Söyleşi; PDF Yazdır e-Posta

Vural Çelikoğlu - Fotoğraf Atölyesi Eğitmeni
Yer; Ali Haydar Önder Lisesi
Düzenleyen; Çanakkale Belediyesi
Ayrıntılı bilgi; 214 34 84

 
16 Çarş. 18.00 Kent Sohbeti; PDF Yazdır e-Posta

“Gençlerin Tanıtımında Yunanistan’da Çanakkale”
Ali Haydar Önder Anadolu Lisesi Öğrencileri
Yer; Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi (Yalı Camii karşısı)
Düzenleyen; Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi
Ayrıntılı bilgi; 214 34 17

 
16 P.tesi / 18 Çarş. 13.00 Karma Resim Sergisi & Çocuklarla Kısa Öykü Etkinliği PDF Yazdır e-Posta

Yer; Belediye Sosyal Tesisleri
Düzenleyen; Çanakkale Belediyesi - Çanakkale İl Müftülüğü
Ayrıntılı bilgi; 217 10 79 / 11 49  - 214 34 84  

 
30 C.tesi 14.00 S PDF Yazdır e-Posta

“Antik Dönemden Bugüne Evli Kad1n1n Tarihi”

Özlem Ergun

Ayda iki kez tekrarlanan ve gelenekselle_en Eitim-Sen Cumartesi Sohbetleri kapsam1nda gerçekle_ecek olan sunumu Eitim-Senin Kad1n Sekreteri Özlem Ergun yapacak. Sunum, antik dönemden bu güne ula_an belgeler, yay1nlar kad1nnda kad1n1n, miras hukukunun, bir gelenek ve ekonomik birim olarak evlilik kurumunun farkl1 din ve kültürlerdeki yerinin anlat1s1 üzerine olacak. Sunum sonras1 interaktif (kar_1l1kl1 / etkile_imli) olarak gerçekle_ecek olan etkinlik konuya ilgili herkese aç1k ve ücretsiz.

Yer; Eitim-Sen Çanakkale b. (Bld. i_. Merk. No:78)

Düzenleyen; Eitim-Sen

Ayr1nt1l1 bilgi; 212 93 45

 
8. yıl.. PDF Yazdır e-Posta

Bilmiyorduk.
Hayal meyal tahmin edebiliyorduk geleceğini. Umuyorduk. Ama bu kadarını değil..
Küçük, beyaz fotokopi kâğıtlarına basılmış acenda formatındaki ilk örneklerini tarifsiz bir gururla dağıttığımız günler, tam yedi koca, koskoca yıl öncesiydi.
uc maymunİlk farkına varıp tebrik eden ve yardım talebinde bulunanlar Boğaz Komutanlığı ve Emniyet Müdürlüğü olmuştu. Bu durumun ve taşranın kodlarını çözmemiz yıllarımızı aldı. Ülkemizde militer kurumlarımız bile sivilleşirken sivil toplumuz militarizmi kurumlardan daha hevesli taşırmış meğer. En sivil kurumumuz olan (ya da olması gereken) güzide üniversitemizde bile yapılanmadaki hiyerarşinin kırk yıl bilime hizmet etmiş (?) profesörleri ne hale getirdiğini görmenin şoku hala üzerimizde.
Her şey dün gibi..
Artık valilik binasından polis zoruyla atılmıyoruz. Her ne kadar ilişkimiz henüz oturmamışsa da basın bürosu ile tanışıyoruz. Dahası; valilik yaptığımız işin, amacımızın, değerlerimizin kurum olarak arkasında.
Darısı daha “sivil” kurumlarımızın da başına..
Belediye zabıtaları “işletme belgesi yok!” bahanesiyle ofisimizi mühürlemeye de gelmiyorlar. Aylık program yapmalarını, tüm basını haberdar etmelerini, bu kentin insanlarına (yarım yamalak da olsa) kültür/sanat hizmetleri sunacaklarını ve duyuracaklarını (!) hayal eden var mıydı? Gerçi hala eldeki malzemeden devşirilen bir sorumlunun yarım yamalak ve ortaokul Türkçesiyle sunduğu etkinlikleri basılır hale getirmek epey zaman alıyor ama olsun, belediyemiz de çok değişti canım.
Nerde o eski belediye?
ÇOMÜ’nün kentle ilişkisi pek umut verici sayılmaz. Başından da belliydi aslında. Halen esnaf lokantası tadında bir ciddiyetle “adamına göre liyakat esasıyla” personeli oluşturulmuş, bakkal ölçekli vizyonlarla yönetilen “oturmamış/oturamamış” basın bürosu, rektörlük binasında, yetkisi bol gelmiş, içine doğduğu kültürle gerekçelendirilen, yöneticilerinin yanında bile neredeyse ısıracak güvenlik yönetimi, yıllardır işlev kazanamamış etkinlik takvimi, bölüm bazında atanmalarına rağmen koordine olamayan basın koordinatörleri falan, filan..
Tabii apar topar kariyeri “eline tutuşturulan” yeni rektörümüzün akademisyen kimliğiyle - tecrübesizlikten olsa gerek - yüzüne gözüne bulaştırarak giriştiği siyasi kariyer hamlelerinin etiği gözden kaçmak öyle dursun, gün aşırı gözümüze sokuluyor. Her ne kadar siyasetten medet ummadığını defaten belirtmiş / belirttirmişse de, hemen her aksiyonunun “güdümlü” bir siyasetle birebir örtüşmesi, ..
Zira; alenen hükümet demeçlerini cilalayan ortalama köşe yazılarını ve siyasal duruşunu (!?!) bizzat kurumun basın bürosu üzerinden yayması, yine akademisyenlerden oluşan künyesiz, iletişime kapalı, yasal olmayan bir web sitesi üzerinden “hakkında ve çizgisinde” avukatlık yapan yazılara “üç maymunu” oynaması, üniversite kurumunun eleştirel olma vasfını yitirmesi, açıktan açığa siyasi partiye dönüşmesi, kurumsal imajının yerlerde sürünmesine neden olan yeni jenerasyon akademi ahlakı, yerel basınla anlaşılamayan ilişkileri, randevu bile alamayan uzman kadroların şaşkınlıkları ve burada yazılamayacak kadar sığ kurum içi çekişmeler..
Kendisini kentte, görevinin başından çok TRT de görme şansına nail olabildiğimiz, ulaşamadığımız rektörümüzün görev yerinin neden ÇOMÜ olduğu halen bir muamma. Neden TRT den bir uzmanı rektör olarak atamadılar da güzide rektörümüzü TRT ye uzman olarak atadılar hayret.
Yoksa üniversiteler TRT ye mi bağlandı..?
Bu arada; yerel sermaye/üniversite ilişkilerinin vebal personelleri de jandarma zoruyla okuldan attırmaya cesaret edemiyorlar artık. Yerlerindeler. Ama kısmen daha mesafeli ve terbiyeliler.
Neyse ki..
Belki de bu yazının yeri burası değil..
Yıllardır her yöneticisine neredeyse yalvardığımız; gazetemizin her akademisyene ve öğrenciye ulaştırılması talebinin “ne alakası var? biz tavuk üretme çiftliğiyiz..” tadında karşılanması halen algılamayı reddettiğimiz ÇOMÜ klasiklerinden.
Her yanından kurumsallaşamamışlık akan güzide akademimizde gelen gideni aratıyor. Ama olsun. Nasılsa ileride Harward, Cambridge olacak ÇOMÜmüz.
“İnşallah..”
Bu gün;
Valilik, belediye, ÇOMÜ, STKlar, TSO, ÇASİAD gibi lokomotif kurumlar, eskisi gibi etkili, yetkili ve sorumsuz yöneticilerin ödünsüz hükümranlıklarından, keyfi ve kişisel uygulamalarından terfi edip varoluş nedenleri gereği ilişkilendikleri soyut / somut değerlerden toplumu da haberdar etmenin görevleri olduğunu idrak ettiler. Şimdi hepsi web siteleri aracılığıyla harıl harıl basın bildirileri geçiyorlar.
Pek istekli olmasalar da..
Nihayet;
Kentte pek çok insan afili kurumlarımızın adreslerini, mahiyetlerini, üretimlerini, etkilerini, katkılarını biliyor, izliyor. Yüz binin üzerindeki nüfusun kent yaşamındaki mülteci hayatı dönemi yerini; izleyen, katılan, üreten genç ve dinamik oluşumlarla hayata iştirak eden bir nüfusa bıraktı. Korolar, müzik grupları, doğa ve yürüyüş grupları, platformlar, inisiyatifler, şiir-edebiyat grupları, kurslar, eğitimler, etkinlikler, yeni matbu/dijital yayınlar, birbiri ardına açılan web siteleri, kültür&sanat sekmeleri, yerel basında orta okul seviyesinden lise seviyesine terfi eden yazı dili..
Yeni nesil birkaç kişi haricinde, en önemli sermayesi bu kentin kültürü olan, ama bunu yok sayıp acınası bir bilinç ve bakkal mantığıyla para kazanmaya çalışan turizm / otelcilerimizi anmadan geçmemek lazım. İlgili kurumların durumu ortadayken aynı gemide olup da durumunun farkında olmayan, bir araya gelip kollektif bir iş üretemeyen ve lidersiz kalmış kabile üyeleri gibi mevcut durumu çekip çevirecek birini bekleyen cevval şahsiyetlerimize mesleki eğitim / inovasyon şart gibi duruyor. Belki de ÇOMÜ, bu şahsiyetlere özel sınıf açmalı. Ama çok da uzun olmayan bir zaman önce iş adamlarımıza bol kepçe dağıtılan akademik unvanlar gibi değil.
Gerçekten öğrensinler diye..
2005 teki Çanakkale’yi hatırlayanlar; sadece son üç beş yılda Çanakkale’nin kurumları, halkı, öğrencisi, konukları ile çağdaş bir toplumsal iletişim örneği olarak hemen her vatandaşının topluluğu ve topluluğun neresinde olduğunu tanımlayabilir bir kentte yaşadığının, bu durumun bu ülkede hiçbir yerde olmadığının ve ülke standartlarını ne kadar aştığının farkında mısınız?
Değişimin farkında mısınız..?
Çanakkale, yüz yıllardan miras cemaat kültürü tortularına rağmen akreple yelkovanın dayatmalarına direnemiyor. Artık koskoca bir dünyanın aldığı her nefes, internetle, basınla, tanık olmuşlarla kentin asırlık ezberlerini bozuyor. Hem kel hem de fodul yöneticilerin minareleri çuvallara sığmıyor. Genci yaşlısı herkes talep ediyor, eleştiriyor. Koca koca yağlı projeler gürültüyle kent gündeminde yer ederken kentin doğru dürüst bir konser/tiyatro salonunun olmayışı ısrarla toplumun gözünden kaçırılmaya çalışılıyor. Kısa vadeli rantlara peşkeş çekilen kentin uygar geleceği, kentin en kalabalık kamusal alanlarında birbirlerine söven, saldıran gençlerle bizlere çağrı yapıyor. Bir yanda çocuklarımızın, onlara bırakılacak kentin sosyal/kültürel iklimi, önümüzdeki on, yirmi, elli yıl sonrası, diğer yanda günlük çıkarlar, yağlı ihale kurnazlıkları.
Seçin..
On yıllardır şu ya da bu şekilde dayatılan köhne kasaba hayatı kimseyi tatmin etmiyor. Çoğulculuğun ve demokratik ilişkilerin yeterince tecrübe edilemediği ülkemizde, cehaletten ve hırslardan sıyrılıp “birlikte, barışla yaşam” kültürü “dünya kenti/dünya üniversitesi” palavralarıyla örtüşmüyor, kimse de ciddiye almıyor. Hele hele kentin meydanında bile doğru dürüst temiz bir tuvalet yapamayan mühim şahsiyetlerin trajikomik turizm nutukları..
Alınacak gibi de değil zaten..
Artık bu kent, bu ülke, hatta bu dünya, gerçek rantın insana ve doğaya yapılacak yatırımlarda yattığını algılayabilecek düzeyde toplumlar ve yöneticilerin yeri. İnsan ruhunun en zarif kıvrımlarından süzülen sanatın ve estetiğin, sokağa taşan gelişmiş toplumlara özgü değerlere, katılımcılığa, çoğulculuğa, çok sesliliğe, hoşgörüye, barışa olan açlığımıza derman olacağı az çok herkesin malumudur.
Tüm bunlarla birlikte; üretim ve dağıtım sürecinde bize, yaşadığı kente ve insanına hiçbir karşılık beklemeksizin (İstanbul Kültür Üniversitesinden Öğr. Gör. Ayşe Güvenir Çanakkale özelinde ülkesine hizmeti amaçlar) destek olan ismini sayamayacağımız kadar çok değerli insanın, herkesin bildiği sürekli sponsorlarımızın, bize logolarını bastırarak destek oluyor görüntüsü verip tam yedi yıldır değişmeksizin aynı kalan 100 TL sponsor desteğinin üzerine yatıp var olma çabamızı kamçılayan, isimleri bizde saklı turizmcisinden sanayicisine kimi iş (!) adamlarımızı da anmayı, Çanakkale’ye borç biliriz. 

                                                                                        Kent-Kültür

 
Özür.. PDF Yazdır e-Posta
Sayın okuyucular,
bir kaç gündür internet ortamında yaşanan aksaklıklardan dolayı yaşanan yayın problemlerin çözüldüğünü belirtir, özür dileriz.
Kent-Kültür
 


Şu anda 3 konuk çevrimiçi